Ben artık güzellikler yaşamak ve güzellikler yaşatmak istiyorum.
Olumlu düşünceler, pozitif hikayeler, kendimi beğenmeler...
Yürümek istiyorum mesela elimden geldiğince, bedenimdeki enerjiyi yer yüzüne pat pat basarak aktarmak istiyorum.
Her mevsimi seremonilerle karşılamak istiyorum. İnsanlar üzerinde sıkıntı yaratan hareketlerimi başta kendim için, sonra onlar için kaldırıp atmak istiyorum.
Heyecan istiyorum, bunu nasıl elde edeceğimi bilmiyorum ama ruhumun şu yaşlı halinden kurtulmak istiyorum. Bana inananlar istiyorum çevremde, beni çok sevenler, beni yere göğe sığdıramayanlar, benim onları takdirlere doyamadığım...
Farklı farklı insanlar tanımak her birinden bir şeyler öğrenmek istiyorum.
Çok istiyorum
Ama çok istiyorum
Güneşli günler görmek istiyorum.
Ağrısız sızısız bir hayat istiyorum
Görecek dünya, nasıl değişiyorum!
tarifsizduygular
30 Ocak 2014 Perşembe
13 Mayıs 2013 Pazartesi
Anliyorum
Ne kadar guzel bir duygu bu boyle... Insanin icindeki bagliliklarindan kurtulmasi ve kahvesinin yine anlamli gelmesi ona, nasil guzel unutmak, kullerinden dogmak, hafizadan anilara atamak yasananlari... O zaman nasil oluyor biliyor musun?
Onun icin en iyisini istiyorsun...
Birinin guzel seyler yasamasi icin icten gudulenmek ne kadar saf ve temiz...
Ama yine de tarifi imkansiz bir duygu kurtulma sureci... Kalbinin acimasi noktasindan, yapacak bir sey yok noktasina kolay gelinmiyor... Bir kalpte sonsuza kadar bitmis olmanin o agirligi, en yakin arkadasini gozun yasli geride birakma sureci, onunla anlamli kildigin sokaklarin, mekanlarin, dukkanlarin "o" temasindan kurtulmasi...
Ama bir bakiyorsun oluyor, en cok kaybetmekten korktugun da icindeki duygularin oluyor... Biliyorsun o zaman onlar gidince gelmez ki geri, o da bekletemedi ki hislerini... Guvenli kucaklar bu durumlarda daha da anlamli oluyor belki...
Bulutlarin ustunden birakirsan kendini, sonunu dusunmeden, elbet bir gun yere cakilirsin... Dusunce de ustundeki duygulari silkeler, basin dik kalkar,yeni hayatina baslarsin... Bilirsin ki en coklari, en asklari, en yagmurlari bile bir gun bitiyor.
5 Mayıs 2013 Pazar
Dusunuyorum
Bir ev var aklimda... Beraber kurulan beraber yasanan bir ev... Salon var aklimda, sehpa var uzerinde oyunlar oynanan... Kizin en guzel kiyafetlerini arka odadan giyip geldigi bir koridor, bir ayna... Oglanin mutfakta mucizeler yarattigi, etler pisirdigi, ickiler doldurdugu beraber secilen bardaklara... Her birinin icmekten keyif aldigi bardaklar... Elleriyle yaptiklari kitaplikta duran kitaplar... Kimisi okunanlar kimisi daha uzun yillar okunmayacak olanlar... Var iste oyle bir ev aklimda...
Sanirim gecmiste yasanmis...
Hatirliyorum uzerine bir mail mektubu yazmistim ve o cevap vermisti... Demisti bekliyorum gel bana... Geldim ama gitmisti.
Sanirim gecmiste yasanmis...
Hatirliyorum uzerine bir mail mektubu yazmistim ve o cevap vermisti... Demisti bekliyorum gel bana... Geldim ama gitmisti.
4 Mayıs 2013 Cumartesi
Görüyorum
Oylesine yüreksiz ki zaman, geçerken ne tahribatlar bıraktığının farkında bile değil. Beyin karmaşamın dayanılmaz ağırlığını çekiyorum günlerdir. Zamana inat uyku yok, yemek yok, hayal yok... En çok hayal edememek mahvediyor beni... Geçmiş, toz bulutlarını kaldırıyor enkazlarından. Midemde demirden bir yumruk, ne sindirebiliyorum, ne affedebiliyorum. Gözlerimde tek bir sahne ve verilen sütundan emeklerin pervasızca yol oluşu. Bir kaos, bir ambale, bir kıyamet sanki zamanın yarattığı...
Bu hale gelmek de mesele... Çok söz yolundan çıkmış meğer, çok gözyaşı dökülmüş. Bir başkasının mutsuzluğunun üzerine mutluluk kurulmazmış.
Bu hale gelmek de mesele... Çok söz yolundan çıkmış meğer, çok gözyaşı dökülmüş. Bir başkasının mutsuzluğunun üzerine mutluluk kurulmazmış.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)